Bu sorunun cevabını bulabilmek ve sizinle paylaşabilmek için sayısız video izleyip kitap okudum. Doğruyu söylemek gerekirse okuduklarım ve izlediklerim beni düşünce gücüyle hastalığı yenebileceğimize ikna etmeye yetti. Tabi bir çok şeyde olduğu gibi bunun başında da inanmak geliyor.

Okuduklarım arasında beni etkileyen bir olayı paylaşmak istiyorum sizinle. Doç. Dr. Neva Çiftçioğlu Habertürk Gazetesi’ndeki yazısında başından geçen bir olayı paylaşmış.

Finlandiya’da öğretim görevlisi olarak çalıştığı zamanlarda uzun yıllardır çocuğu olmayan bir arkadaşı karnındaki şişlik nedeniyle doktora gitmiş. Yumurtalık ve rahminde kanser olduğu çıkmış ortaya. Doktor eşine “Eşinizi alın ve mutlu olacağı şeyleri yapmasına yardımcı olun. Ben çok yaşayacağını düşünmüyorum” demiş. Bunun üzerine herkesle vedalaşıp ve Almanya’daki en yakın arkadaşını arayıp durumu anlatmış. “Hindistan’a gidip yoga ve meditasyonla ilgileneceğim” demiş. Ertesi sabah daha bir gece önce dertleştiği arkadaşının trafik kazasında öldüğünü öğrenmiş. O anda kanser olmasının verdiği psikolojinin çok yanlış olduğunu ve ölmeyi beklememesi gerektiğini anlamış. Bir süre Hindistan’da kaldıktan sonra karnındaki şişliğin devam ettiğini fark etmiş. Doktora gittiğinde hayatının şokunu yaşamış. Kitlelerin tamamı yok olmakla kalmamış bir de 5 aylık hamileymiş. Bu bebek büyümüş büyümüş ve 17 yaşında gencecik bir kız olmuş.

“Yok artık daha neler” dediğinizi duyar gibiyim 🙂 Ama inanın tek örnek bu değil. Daha neleri okudum, izledim tahmin edemezsiniz. Düşünce gücüyle iyileşmeye başvuran sayısız örneği var. Kanserlilerden belden aşağısı hatta boyundan aşağısı felç olanlara kadar… Bu kişiler inanmış. Yogaya, meditasyona, düşünce gücüne inanmış. Savundukları ise “Eğer vücudumuzda bizi hasta edebilecek enerji varsa, iyileştirecek de olmalı.”

Gelecek ne gösterir bilemeyiz. Her zaman sağlıklı olacağız diye bir şey yok maalesef. Henüz düşünce gücümü kullanmamı gerektirecek bir durumum da olmadı. Bu yüzden işe yaradığını ya da yaramadığını söyleyemem size. Ha ben inanmayı seçtim, o ayrı bir konu. Sadece ciddi rahatsızlıklarda değil, psikolojik olarak da iyi hissetmiyorsanız kendinizi dinlemelisiniz. Sizi sizden iyi kimse tanıyamaz. Unutmayın ki en büyük ilacınız yine sizsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir